Bedava ödev, tez, eğitim haberleri, aöf soruları, kpss soruları, yurtdışı eğitim rehberi
“Çan EÄŸrisi”nin yayınlandığından beri pekçok yorumcu, insan zekası ile ilgili günümüzdeki bilimsel kanıtların, yanlış ifadelendirilmesi konusunda düşünceler ileri sürmüşlerdir. Medyada raÄŸbet görmeyen bazı sonuçlar aslında saÄŸlam bir biçimde desteklenmiÅŸtir. Bu yazı, zeka konusunda, özellikle zekanın kaynağı ve doÄŸası ile zekadaki bireysel ve gruplararası farkların pratik sonuçları üzerinde çalışan araÅŸtırmacılar arasında “ortak görüş” olarak nitelendirilen sonuçları özetlemektedir. Bu sebeple amacı, son çeyrek yüzyılda, araÅŸtırmaların ortaya koyduÄŸu bu tartışmalı olay daha mantıklı tartışılmasını saÄŸlamaktır. AÅŸağıdaki sonuçlar, zeka konusunda mesleki dergilerde ve ansiklopedilerde, belli baÅŸlı ders kitaplarında kapsamlı olarak irdelemiÅŸtir.
DEVAMI »
Çocuk haklarının ihlali ya da çocuğun istismarından söz edildiğinde genellikle çalıştırılan, dövülen, cinsel tacize uğrayan veya savaşa gönderilen çocuklar akla gelir. Eğer çocukta fiziksel hasar, büyüme yetersizliği, gelişimsel gecikme ya da davranış bozukluğuna dair işaretler varsa bunlar istismar için bir delil olarak kabul edilir. Genellikle istismar, çocuklar üzerindeki etkisi kalıcı ya da uzun süreli olduğunda daha kolay anlaşılmakta ve tepki görmektedir. Görsel ve yazılı basına yansıyan da genellikle bu türden ihmal ve istismar vakalarıdır. Elbette bu türden çocuk istismarı vakalarının bilinmesi, önlenmesi ve halkın bu açıdan eğitilmesi önemlidir. Ancak bazen çocuklar üzerindeki etkisi açısından yukarıda sözü edilen türden istismarlar kadar açık olmayan fakat yaygın biçimde çocukların kötüye kullanıldığı ya da çocuklardan yarar sağlanan durumlar da vardır. Ne yazık ki, bunlar farklı bir biçimde ortaya konduğu için dikkati çekmemekte ya da kolayca gözden kaçmaktadır. Bu yazıda bunlardan birine, televizyonda çocuk istismarına dikkat çekilmek istenmektedir.
DEVAMI »
Zeka çevreyi seçme, onu biçimlendirme ve ona uyum için gerekli olan zihinsel yeteneklerdir. Bu nedenle, “zeki” diye nitelenen bir davranış, bir çevresel baÄŸlamdan diÄŸerine deÄŸiÅŸebilmesine raÄŸmen, bu davranışın altında yatan zihinsel süreçler deÄŸiÅŸmez. Fakat, bununla birlikte, bu süreçlere baÅŸvurmada bireyin yeteneÄŸi, bulunulan baÄŸlamdan baÄŸlama farklı olabilir.
DEVAMI »
Davranım bozukluklarının temel özelliği, başkalarının temel haklarının veya yaşa uygun toplumsal norm ve kuralların sürekli ve tekrarlayıcı bir biçimde saldırıya uğratılmasıdır. İnsanlara ve hayvanlara yönelik saldırgan davranışlar, güvenliği tehdit, hırsızlık, kuralların ciddi biçimde ihlal edilmesi gibi davranışlar davranım bozukluğu kapsamına girmektedir. Davranım bozukluğu gösteren bireyler genellikle saldırgan davranışlar içindedirler ve dolayısıyla başkalarına sürekli olarak zarar verirler. Tehdit, hakaret, kavga çıkarma gibi. Yaralama ve öldürme gibi eylemler gerçekleştirebilirler. Diğer kimselere ve hayvanlara eziyet edebilirler. Zorla cinsel eylemde bulunabilirler. Başkalarının mülkiyetine saldırı, daha çok yangın çıkarma, otomobiline, eşyalarına zarar verme şeklinde olabilir. Kuralların ihlali daha çok okul ve aile ile ilgilidir. (okuldan kaçma, evden kaçma, geceyi anne-babadan izinsiz dışarıda geçirme gibi.)
Davranım bozukluklarının ortaya çıkışında çok çeşitli etmenler rol oynamaktadır.
DEVAMI »
İnsanların birbirlerine yardım edebilmesi için önce aralarında iyi bir diyalog ve iletişimin kurulması gerekir. Başkalarıyla iletişim kurmanın temeli,kişinin kendini tanıması ve duygularına hakim olmasıdır. İletişimin başlama yeri kendi içimiz,kendi karakterimizdir. İletişim ve diyalog kurmada kredi kartı gibi kullanacağımız ve her yerde geçerli olan özelliğimiz,GÜVENDİR. Güvenirliliğimiz fazla olduğu zaman iletişim rahat,çabuk ve etkili olur. Covey,güven düzeyini arttırmak için şu önerilerde bulunmaktadır:
DEVAMI »