Bedava ödev, tez, eğitim haberleri, aöf soruları, kpss soruları, yurtdışı eğitim rehberi
DeÄŸerli anne babalar, Her zaman bilinen bir söz vardır:” EÄŸitim ailede ba-ÅŸlar” Gerçekten de çocuÄŸa aile içinde gereken beceri-leri kazandırmaya çalı-şıyoruz. Ama ne kadarını ve nasıl. Zaten önemli olanda “Nasıl” sorusunun cevabı. Her aile baÅŸarılı çocuklar yetiÅŸtirmek ister. Bunun için çocuklarına mümkün olduÄŸunca iyi bir gelecek saÄŸlamaya çalışırlar. Onları iyi okullarda okut-mak ister, bunun için de aile varını yoÄŸunu ortaya koyar, tüm özverisini ço cuÄŸuna verir. Ancak yadsınan bir konu vardır ki oda çocuÄŸun na-sıl saÄŸlıklı bir kiÅŸilik gel-iÅŸtireceÄŸidir. (more…)
Bu makalede, son yirmi yıldır yayınlanan çok sayıda zeka testini, a) psikometrik-yetenek testleri, b) nöropsikolojik testler ve c) dinamik testler şeklinde sınıflandıracak ve bunların eğitim ortamına uygulamalarını ele alacağız.
80′li yılların ortalarından bu yana, yeni ya da yeniden yapılandırılmış en az yarım düzine bireysel olarak uygulanan zeka testi yayınlandı; bu durum pek yavaÅŸlayacak gibi de görünmüyor. Bu etkinlikler gereklidir, ancak zekanın ölçülmesinde ilerleme açısından yeterli deÄŸildir; bu konudaki ilerleme, teknolojideki geliÅŸme hızının çok gerisinde kalmaktadır. Son zamanlardaki eleÅŸtiriler, deÄŸerlendirilen yetenek alanının çok dar olduÄŸu yönündedir (Gardner, 1993; Greenspan ve Driscoll, 1997; Sternberg, 1997) ve buna göre, yeni geliÅŸtirilen araçlar, öyle göründüğü gibi, büyük ilerlemeleri de göstermemektedir. Yeni geliÅŸtirilen testler, içkiÅŸisel zeka, yaratıcılık, pratik zeka gibi zekanın çeÅŸitli yönlerini deÄŸerlendirmemelerine raÄŸmen; ölçülecek yetenek ranjını, iÅŸitsel ve görsel iÅŸleme, bilgi iÅŸleme hızı, anlık bellek, planlama, dikkat ve öğrenme gibi boyutlara taşımışlardır.
(more…)
“Çan EÄŸrisi”nin yayınlandığından beri pekçok yorumcu, insan zekası ile ilgili günümüzdeki bilimsel kanıtların, yanlış ifadelendirilmesi konusunda düşünceler ileri sürmüşlerdir. Medyada raÄŸbet görmeyen bazı sonuçlar aslında saÄŸlam bir biçimde desteklenmiÅŸtir. Bu yazı, zeka konusunda, özellikle zekanın kaynağı ve doÄŸası ile zekadaki bireysel ve gruplararası farkların pratik sonuçları üzerinde çalışan araÅŸtırmacılar arasında “ortak görüş” olarak nitelendirilen sonuçları özetlemektedir. Bu sebeple amacı, son çeyrek yüzyılda, araÅŸtırmaların ortaya koyduÄŸu bu tartışmalı olay daha mantıklı tartışılmasını saÄŸlamaktır. AÅŸağıdaki sonuçlar, zeka konusunda mesleki dergilerde ve ansiklopedilerde, belli baÅŸlı ders kitaplarında kapsamlı olarak irdelemiÅŸtir.
(more…)
Çocuk haklarının ihlali ya da çocuğun istismarından söz edildiğinde genellikle çalıştırılan, dövülen, cinsel tacize uğrayan veya savaşa gönderilen çocuklar akla gelir. Eğer çocukta fiziksel hasar, büyüme yetersizliği, gelişimsel gecikme ya da davranış bozukluğuna dair işaretler varsa bunlar istismar için bir delil olarak kabul edilir. Genellikle istismar, çocuklar üzerindeki etkisi kalıcı ya da uzun süreli olduğunda daha kolay anlaşılmakta ve tepki görmektedir. Görsel ve yazılı basına yansıyan da genellikle bu türden ihmal ve istismar vakalarıdır. Elbette bu türden çocuk istismarı vakalarının bilinmesi, önlenmesi ve halkın bu açıdan eğitilmesi önemlidir. Ancak bazen çocuklar üzerindeki etkisi açısından yukarıda sözü edilen türden istismarlar kadar açık olmayan fakat yaygın biçimde çocukların kötüye kullanıldığı ya da çocuklardan yarar sağlanan durumlar da vardır. Ne yazık ki, bunlar farklı bir biçimde ortaya konduğu için dikkati çekmemekte ya da kolayca gözden kaçmaktadır. Bu yazıda bunlardan birine, televizyonda çocuk istismarına dikkat çekilmek istenmektedir.
(more…)
Zeka çevreyi seçme, onu biçimlendirme ve ona uyum için gerekli olan zihinsel yeteneklerdir. Bu nedenle, “zeki” diye nitelenen bir davranış, bir çevresel baÄŸlamdan diÄŸerine deÄŸiÅŸebilmesine raÄŸmen, bu davranışın altında yatan zihinsel süreçler deÄŸiÅŸmez. Fakat, bununla birlikte, bu süreçlere baÅŸvurmada bireyin yeteneÄŸi, bulunulan baÄŸlamdan baÄŸlama farklı olabilir.
(more…)