Bedava ödev, tez, eğitim haberleri, aöf soruları, kpss soruları, yurtdışı eğitim rehberi

‘Ekonomi & İktisat Bilgi Bankası’ Ar?ivi


GELİRİN YENİDEN DAĞILIMININ TANIMLANMASI

Gelir dağılımı, iktisadi bir kavram olarak milli gelirin yeniden dağılımı anlamında kullanılır. Yani, dağılımı incelenecek gelir milli gelirdir. Milli gelirin kimler, neler veya nereler arasında dağılımını ele alacağımızı da ortaya koymak lazımdır. Bu bakımdan, iktisaden önem taşıyan çeşitli gelir dağılımı kavramlarını açıklamak ve bu kavramlardan hangisinin tetkik edileceğinin bilmek gerekir. Şöyle ki:

a)Coğrafi gelir dağılımı: Bir ülkenin farklı bölgelerinde yaşayan insanların milli gelirden ne oranda pay aldıklarını gösterir. Bu gelir dağılımı, bir ülkenin gelişmiş ve az gelişmiş bölgeleri arasındaki farkları bulmada kullanılabilir. Gelişmiş ekonomilerde bölge geliri, kişi başına düşen milli gelirin 2/3’si ile karşılaştırılabilir. Bu karşılaştırma yapıldığında, gelişmiş ekonomilerde, geri bölgeler içindeki nüfusun çok az bir kısmının kişi başına düşen milli gelirin 2/3’sinden daha az bir gelire sahip olduğu görülür. İngiltere ve İsviçre’de böyledir. Bu oran Fransa ve Norveç’te %10, İtalya, İspanya ve Türkiye’de %30 civarındadır. Gelişmiş ülkelerde bölgeler arasındaki kişi başına düşen milli gelirler arasındaki fark gittikçe azalırken, az gelişmiş ülkelerde gittikçe artmaktadır.

b)Sektörlere göre gelir dağılımı: Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin milli gelirden aldıkları payları, bunların uzun devredeki seyirleri, devletin hangi sektörler aleyhine hangi sektörler lehine gelir dağılımını etkilediğini, sektörlere göre gelir dağılımını kullanarak inceleriz. Gelişmiş ekonomilerde tarım sektörünün milli gelirdeki payı az, az gelişmiş ekonomilerde ise fazladır.
(more…)

OLİGOPOL PİYASASI

Jan 12, 2010 Yazar: tuny | Kategori: Ekonomi & İktisat Bilgi Bankası

OLİGOPOL

Oligopol, homojen veya farklılaştırılmış bir malı satan, birbirlerine etki edebilecek kadar az sayıda satıcının sonsuz sayıda alıcı ile karşı karşıya geldiği piyasadır.
(Satıcılar az sayıda olmasından kasıt, ikiden fazla ancak birbirlerinin kararlarından etkilenebilecek kadar az sayıda olmalarıdır.)
İki satıcı varsa  düopol
Üç satıcı varsa  triopol
Alışverişe konu olan mal;
Homojen ise  tam oligopol
çimento, çelik vb. hammadde kullanılan malların piyasası
Heterojen  noksan oligopol
otomobil, çamaşır makinesi, buzdolabı vb malların bulunduğu piyasalar
(more…)

PARANIN MAKRO EKONOMİDEKİ ROLÜ

1-PARA TALEBİ, PARA ARZI VE FAİZ HADDİ (KEYNESYEN FAİZ TEORİSİ)

Klasik ve neoklasik ekonomistlerce öne sürülen faiz teorisinde, faiz haddi, tasarruf arzı ve yatırım talebinin karşılaştığı sermaye piyasasında oluşmaktadır. Paranın faiz üzerinde etkisi olabileceğini göz önüne almayan klasik ekonomistlerin bu görüşlerine “reel faiz teorisi” denilmektedir.
Keynes, faiz açıklamasında parayı analize sokarak, ekonomideki faiz haddinin para arz ve talebine bağlı olduğunu savunmaktadır. Faiz, tasarruf etmenin değil likiditeden (elde para tutmadan) vazgeçmenin bedelidir. Keynes’e göre faiz, kişilerin paralarını ellerinde tutmaktan vazgeçmeleri karşılığında onlara ödenen bedeldir. Faiz haddi ise, ekonomideki para arz ve talebine bağlıdır.

KEYNESYEN GÖRÜŞE GÖRE PARA TALEBİNİN VE PARA ARZININ ÖZELLİKLERİ
(more…)

1. FİNANSAL PİYASALAR

PARA VE SERMAYE PİYASALARI

Bir ekonomide fon talep edenler ile fon arz edenler arasındaki iletişimi sağlayan, fon akımlarını düzenleyen kurumlar ve finansal araçlar ile bunları düzenleyen hukuki ve idari kurullardan oluşan yapı finansal piyasa olarak tanımlanır.
Finansal piyasanın bir alt kümesi olan para piyasası, vadeleri bir yıl ya da daha kısa vadeli fon akımlarının karşılandığı piyasadır. Para piyasasında işlemlerin yapıldığı özel bir yer yoktur.
Sermaye piyasasına ise genellikle uzun vadeli sabit yatırımların finansmanı ile çalışma sermayesinin süreklilik gösteren kısmının finansmanı için başvurulur. İşletmelerin geçici ve mevsimlik nakit ihtiyacı ise para piyasasında karşılanır.
Para piyasasının araçları, çek, senet, poliçe, bono gibi ticari belgeler ile emtia karşılığı verilen kredilerdir. Sermaye piyasasının araçları ise, uzun vade içeren hisse senedi, tahvil, katılma ve intifa senetleri, kar ortaklığı belgesi gibi menkul kıymet belgeleridir.
Sermaye piyasasında vade uzun olduğundan, risk ve faiz oranı yüksektir. Para piyasasında vade kısa, risk ve faiz oranı düşüktür.
Para ve sermaye piyasaları, yukarıda belirtilen nitelikler itibarı ile birbirinden ayrılsa da bu iki piyasayı kesin çizgilerle birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ülkemizde finans kesimi içinde en büyük paya sahip olan ticari bankalar para piyasasının temel unsuru olmakla birlikte, sermaye piyasasında da yoğun bir şekilde faaliyette bulunmaktadırlar. Sermaye piyasasına ilişkin yapılan yasal düzenlemelerle de bankaların sermaye piyasasında daha çok etkinlikte bulunmaları sağlanmıştır.

(more…)

Personel Yönetimi

Mar 11, 2009 Yazar: tuny | Kategori: Ekonomi & İktisat Bilgi Bankası

Personel yönetimi, Türkiye’de özellikle 1960’lı yıllarda yeni bir boyuta kavuşmuş ve işletmelerin önem verdiği fonksiyonlar arasına girmiştir. Personel Yönetimi, küreselleşen ve sınırsız topluma doğru yol alan dünyamızda, işletmelerin en önemli uğraş alanlarından biri haline gelmiştir. Toplam Kalite Yönetimi gibi verimlilik ve etkinlik arayışına yönelik çağdaş modellerin hareket noktası insandır. İşletmede insanla ilgili birim ise İnsan Kaynakları Departmanıdır.

Bu gelişmelere karşın, ülkemizde bu konuya gerektiği önemi veren işletme sayısı azdır. Araştırmamızın sahasını oluşturan MARSA KJS, ve bağlı bulunduğu topluluklar olan Sabancı ve Kraft toplulukları, bu konuya azami önemi gösteren gruplar arasında yer almaktadır.

Marsa KJS, margarin, yemeklik sıvı yağlar, çikolata, kahve toz içecekler olan ürünlerinin her birinde Türkiye Pazarının önde gelen firmalarındandır. 1946 yılında sadece margarin ve sıvı yağ üreticisi olarak kurulan Marsa, 1993 yılında Philip Morris’in bağlı kuruluşu olan Kraft Foods International ile ortaklık kurmuş ve faaliyetlerini genişleterek kahve, çikolata ve toz içecekleri de ürün yelpazesine dahil etmiştir.
(more…)